Paranoya ! Bir Mazoşistin Notları #2

Paranoya!

Düşün. Tanrını Düşün. Yaptıklarını. Yapacaklarını. Bana benim nedenlerim gerekmez. Diyelim ki ben neden var olduğumu bilmiyorum. Ve bilemem. Peki ya O? O bizi neden var ettiğinden haberdar mı? Dünyanı yaratmak bencillik değil miydi?
Tanrı... Anlamını ve gücünü bize mi borçlu yoksa biz hayatlarımızı ona? Hayat borçlanacak kadar değerli mi ki?
Söylesene her sabah başımın üstünde parlayan büyük yıldız. Aydınlatacak yolların olmazsa parlamanın ne anlamı var? Söylesene bana Ey merhamet eden! Ben olmazsam merhametin neye yarar?!
Ben... var mıyım? Sen ben misin? Tanrı dediğimiz tek bir varlık mı? Yoksa Tanrı toplu bir isim mi?
Kendimizden milyarlarca yıl ilerde olan bir topluluk tarafından uydurulmuş yalan olamaz mıyız?
Biz de milyarlarca yıl sonra bi dünya yaratmaz mıyız? Yoksa yarattık mı?
Bizlere olan merhameti Tanrının cehennemi değil midir?(Nietzsche)
 Bilmem. Bilemezsin. Emin olamayız. Hepsi gerçek. Kitaplar, elçiler melekler... Ya bu gerçekler bir yalanın parçasıysa. Öyle midir? Hayır. Asla. Bilemem. Bilemezsin...

   Uyudum... Kim bilir, belki de uyandım. Rüyamda etten duvara ellerimdeki bıçakları saplayarak tırmanıyordum. Her kes gibi ben de yorulmuştum. Yükseldikçe alçalmaktan... Her sapladığımda bir inilti duyuluyordu. Ses bana o kadar tanıdıkdı ki...
    Nereye tırmanıyordum? Aşağıda ne vardı? Bu duvar da neyin nesiydi? Bu duvarı aşmanın daha kolay bir yolu yok muydu? Benim kanatlarım nerede? Bunları sorarken kendime tırmandığım ve tırmandıkça deldiğim bu etten duvarın Tanrının  sırtı olduğunu farkettim.
    Ben ve sizler. Yukarıya can attıkça Tanrımızı delmedik mi? Can attığımız cennetler Tanrının göz yaşlarından daha mı değerli ey cehennemin sakinleri? Evet bizlere cehennemin sakinleri diyorum. Çünki cennette olduğunun farkına varmamak cehennemde yanmaktan daha kötü.
   Peki ya biz? Unutmadık mı? Tanrını değil de kendimizi delmeli olduğumuzu. Unutmadık mı? Aşılması gereken duvarların kendi sırtlarımız olduğunu. Biz Tanrıya tırmanırken bize tırmanan varlıklar da var mı acaba?
Biz onların Tanrısı mıyız?
Bilmem. Bilemezsin. Ben dediğim nedir ki? Kim bilir kendi sırtıma tırmanan kaç "ben"im vardır. Beni aşmaya çalışan ben...
Kimim ki? Elinde tahtadan basit bi alet tutup  basit konuları karmaşıklaştıran basit bir adam. Aradığım çözüm olsa çoktan bulmaz mıydım? Aradığım çözüm müdür? Yoksa güzel yalanlar mı? Şairler..en iyi yalanları onlar söylerler hep.. Gerçek olduğuna inanmak istediğiniz yalanlar...
Yüzümü sizlere tutup soruyorum ey cehennemin sakinkeri! Gerçekleri kaldırmanın tek yolunun yalanlar olduğu bu dünyada güzel yalanlar söylüyor olmam kabahat midir?
Yüzümü sizlere tutup soruyorum ey cehennemin sakinkeri! Tanrını anlamanın tek yolunun “delirmek” olduğu bu dünyada delirmiş olmam mağlubiyet midir?

Tahir Aminov

SHİRİNLİ A. Tarafından P.S.


Gökleri ve Yeri  Yaratan, ibadete layık tek Tanrı olan Allahı unutarak günümüz insanları bir çok Tanrılar edinmişler.  Üzülerek söylemem gerek ki, milyonlarca insan paranı, bazıları işi, patronlarını, babalarını, şeytanı ya da sevdikleri bir şeyleri Tanrı olarak kabul ediyor, onlara tapıyor, karşılarında acizane kul oluyorlar. İnsanın kendisini yaratan Allahı yok sayarak bu gibi Tanrılar karşısında alçalması gerçekten acınacaklı bir durum. Yine de bir düşünün Ey İnsanlar, zaten bizi hayvanlardan ayıran tek özellik bu, DÜŞÜNEBİLİYOUZ...



















Yorum Gönderme

0 Yorumlar